SEYFE GÖLÜ MEVCUT DURUMU BASIN AÇIKLAMASI

Çevresi yarı kurak iklim özelliklerine sahip olan Seyfe Gölü, İç Anadolu Bölgesi’nde Kırşehir İli’nin kuzeydoğusundaki tektonik kökenli çukurlukta yer almaktadır.  Suları acı olan Seyfe Gölü, Mucur İlçesi’nin 25 km kuzeyinde Malya Çölü olarak bilinen çorak düzlüklerin en çukur noktasında yer almaktadır. İçerisinde Seyfe Gölü’nün de bulunduğu, Türkiye’deki uluslararası öneme sahip 135 adet sulak alandan 14’ü Ramsar Alanı ilan edilmiştir.

Çok  sığ, tuzlu-alkali karakterde suyu olan Seyfe Gölü, göçmen kuşların göç yolları üzerinde bulunması nedeniyle dünya çapında bilinen bir kuş cenneti haline gelmiştir. Kışı geçirmek üzere sonbahar mevsiminde, yüksek enlemlerden güneye göç eden kuşların büyük bir bölümünü tuzlu göllerden hoşlanan flamingolar ve ördek türleri oluşturmaktadır. Değişik türdeki çok sayıda kuş, gölde konaklama, yuva ve kuluçka yaparlar.

İnsan kaynaklı dış faktörler her ne kadar göl kompozisyonuna negatif yönde etki etse de,  Seyfe Gölü; 15 yılı aşkın süreden beri devam eden yaz kuraklığına bağlı çölleşme görüntüsü vermektedir. Bu süreç, Seyfe için bir felaket senaryosu olmaktan çok,  gölün bir çeşit ekolojik hususiyeti haline dönüşmüştür.

Flamingolar, alkali içerikli ve sığ göllerde yaşam süren, karınca larvası, yosun ve diğer eklembacaklılarla beslenen, besinlerini su ya da çamurdan çıkarmak suretiyle alan, sıradışı doğa koşullarına uyum sağlayabilen kuşlardır. Öyle ki ısı farklılığının aşırılıklar gösterdiği habitatlarda da yaşam sürebilirler. Seyfe Gölü’nde yaz aylarında görülen kısa süreli balçıklaşma,  göldeki kuş türlerinin ve diğer canlı gruplarının yok olmasına neden oluyor iddia ve endişesi de eksiltili bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.

Ankara (Ankara Üniversitesi), Konya (Selçuk Üniversitesi), Kayseri (Erciyes Üniversitesi), Isparta (Süleyman Demirel Üniversitesi),  Kırşehir (Ahi Evran Üniversitesi ) ve bunun dışında Seyfe Gölü’nü jeolojik, biyokimyasal, biyoçeşitlilik ve doğa turizmi  parametreleriyle ele alan ve bu sahada çalışan çok sayıda akademisyen hocalarımızın varlığını da hatırda bulundurmak gerekmektedir. Bu bağlamda Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Sultan KIYMAZ, çalışmalarının büyük bir bölümünü Seyfe Gölü üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Seyfe Gölü’nü tehdit eden etmenlerin başında  yoğunluklu olarak sulak alanın kullanım şekline bağlı hatalar yer almaktadır.

Gölün mevcut durumunun  bütünsel olarak korunması için;

1.Yörede şekerpancarı üretimi nedeniyle sulama suyu temini önemli bir sorun oluşturmakta ve sulama halen geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Bu nedenle  çok su kullanımını gerektiren geleneksel sulama yöntemlerinin yerine daha ekonomik sulama sistemleri ile daha az su gerektiren tarım ürünleri teşvik edilmelidir.

2. Gölün doğal güzelliklerinden, özellikle de kuş potansiyelinden yararlanılarak doğa turizmi, kuş turizmi veya daha genel anlamda eko-turizm alanlarında alternatif gelir kaynakları oluşturulmalıdır. Bu doğrultuda öncelikle Seyfe Gölü’ne gelen su kuşlarının avcı tehdidi ile karşılaşmaması için yöre avcılığının izlenip denetlenmesi gerekmektedir.

3.Bu konuda gerek yönetsel gerek bireysel düzeyde ulusal ve uluslararası düzenlemeler doğrultusunda sulak alanlara ilişkin yönetim, planlama, izleme ve denetleme mekanizmaları etkin biçimde hayata geçirilmelidir. Plan çerçevesinde yönetsel düzeyde gerçekleştirilen toplantılarda, suyun kaçak kullanımının önlenmesi, gölün farklı kaynaklardan beslenmesi, göle su ulaştıran kanalların temizlenmesi, kuyu suyu açma alışkanlığının ivedilikle terkedilmesi, daha fazla kirlenmenin önüne geçilmesi, alternatif içme suyu kaynaklarının bulunması, ürün deseninde ve sulama yöntemlerinde değişikliğe gidilmesi vb. hususlarda kararlar alınarak uygulamaya konulmalıdır.

Birincil amacı bilim üretmek olan üniversiteler ve özel sektör arasında bir ağ oluşturulup görev paylaşımının sağlanması önem arz etmektedir.  Sonuç olarak, sulak alanların ekolojik ve ekonomik işlevlerini yitirmelerinde en büyük etkenin insan müdahaleleri olduğu; dolayısıyla ilk etapta bu alanların önemine dair bir farkındalığın oluşturulması gerektiği anlaşılmaktadır.

Ahi Evran Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü olarak Seyfe sığ gölünün; fizikokimyasal, ekolojik ve tanısal yönleri ile mevcut durumundan çok daha yukarılara taşınması için gerekli olan çalışmalar, mevzuatın öngördüğü sınırlar çerçevesinde, özveri ve süreklilik esasında devam ettirilecektir. Bu bağlamda ornitologlardan (Kuş bilimci) oluşan bir panelin Kırşehir İli’mizde gerçekleştirilmesine yönelik plan, yakın gelecekte,  faaliyet listemizde yer alacaktır. Diğer yandan Uydu görüntüleri kullanılarak Seyfe Gölü Su Seviyesinin Zamansal Değişimi peryodik olarak incelenecektir.

       Kırşehir İli Hava Kirliliği Raporu, PM10 indeksi ve alınması gerekli tedbirler Aralık ayı içerisinde sitemizden sunulacaktır.